Borsa İstanbul'da spekülatörler yüzünden 45 günde 2 milyar zarar var

Borsa İstanbul'da başta kamu bankaları ve birkaç da reel sektör şirketinin hisselerinde kurulan sistem ile yapılan ve 1.5 ayda terse dönen operasyondan yaklaşık 2 milyar lira zarar edildiği hesaplandı. 

Borsa İstanbul'da temmuz ayı ortasında bir kaç büyük oyuncunun Vadeli İşlemler Piyasası'nda yüksek risk alarak aynı zamanda spot piyasada da alımlar yaparak gerçekleştirdiği ve borsanın bu süreçte yüzde 59 yükseldiği operasyon sonraki 2 haftada ise endeksin yüzde 14 kan kaybetmesi ile son bulmuştu.

İşlemlerin yoğunlaştığı bankacılık endeksinde ise 1.5 aylık yüzde 150'lik kazanç kurulan riskli sistemin bozulması nedeniyle aynı hızla geri çekilmişti.

Oyuncuların ağırlıklı olarak kredi kullanarak yaptıkları işlemler VİOP'da manipülasyona yol açacak açıklar olduğunu ortaya koyarken oluşan krizin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Borsa İstanbul, bakanlık yetkilileri ve aracı kurumların bir araya gelerek günlerce yaptıkları toplantılar sonucunda oluşan zararın aracı kurumlar tarafından karşılanması görüşü ağırlık kazandı.

Daha sonrasında ise kamu kurumlarının devreye girerek bundan sonraki süreçte benzer olayların yaşanmaması için yasal boşlukların kapatılması yönünde görüş birliği oluştuğu kaydediliyor. Kurumların riskli işlemlerin yapıldığı hisse senetlerinin bir kaç hafta işleme kapatılması önerisinde bulunduğu ancak kamu yöneticilerinin bu isteği kabul etmediği de gelen bilgiler arasında. Eğer bu şirketlerin hisseleri işleme kapatılıp hasar onarılmaya çalışılsaydı zararın çok daha az olabileceği ifade ediliyor.

OYUNCULARIN 500 MİLYON LİRALIK TEMİNATI ERİDİ
Aracı kurumlar ise başlangıçta likidite sorunu olarak baş gösteren olumsuzluklara karşı farklı alanlardan kaynaklar yaratarak zararı göğüslemeye çalıştılar. Şimdiye kadar aracı kurumlarda müşterilerinin yaptığı işlemler nedeniyle oluşan zararın ise yaklaşık 1.5 ile 1.8 milyar lira arasında olduğu hesaplandı. Bu zarara ek olarak hisselerde hareketleri başlatan oyuncuların da kazandıklarından daha sonra kaybettikleri (karlarından ettikleri zarar) hariç yaklaşık 500 milyon liralık bir zararı olduğu ifade ediliyor. Bu tutar oyuncuların aldıkları pozisyon karşılığı yatırdığı teminatı ifade ediyor. Böylece aracı kurumlar ve oyuncuların yapılan bu olağanüstü işlemler sonucu kan kaybı 2 ile 2.3 milyar lira arasında olacak.

BİLİNMEYEN YATIRIMCILARDAN KORKULUYOR
Aracı kurumların işlemlerin 30 Eylül olan son günü gelmeden arbitraj fonları ile uzlaşmaya gidip daha büyük zarar görmemek için şimdiye kadar oluşan zararı sineye çekmesi sonucu bir çok hissede durum normale dönerken hala 2 hissede günlük yüzde 10'luk kan kaybı sürüyor. Bir çok hissenin VİOP kontratlarında bu uzlaşmaların olduğuna dair emareler görülürken uzmanlar basında da isimleri çıkan oyuncuların dışında bu kişilerin yönlendirdiği başka yatırımcılar olup olmadığının henüz bilinmediğini ve gerçek resmin 30 Eylül'de biten kontrat tamamlama işlemlerinin ardından 2-3 Ekim'de ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

AÇ GÖZLÜLÜĞE KURBAN GİTTİK
Diğer taraftan ekonomi yönetiminin uyguladığı düşük faiz politikası ve döviz kurunda da yine kamu eliyle yapılan baskılama ile vatandaşa gösterilen tek yol olan borsanın önceki dönemlerde yaşananlar yüzünden zaten bozuk olan imajının bir kez daha zedelenmesi sermaye piyasaları uzmanlarını endişelendiriyor.

Tüm gelişmiş ekonomilerin bu ekonomik gelişmişliği sermaye piyasaları aracılığı ile başardığı gerçeğinden yola çıkarsak son dönemde yakalanmış önemli bir fırsatın bir kaç kişinin aç gözlülüğüne kurban verdiğimizi söyleyebiliriz.

Eğer bu oyuncular çok büyük riskler almasaydı diğer yandan düzenleyici ve denetleyici kurumlar da sağır sultanın bile duyduğu işlemler için zamanında harekete geçseydi temmuzda başlayan süreç çok daha sağlıklı işleyecek ve vatandaşı döviz-faiz sarmalından çıkararak gerçek bir alternatif olacaktı. Diğer yandan bundan sonraki süreçte bu gelişme borsaya değer katarak daha iyi şirketlerin halka açılmasını teşvik edecekti.

Böylece hem şirketlerin ve ekonominin gelişip büyümesine olanak sağlanırken sermayenin tabana yayılması ile daha sürdürülebilir ekonomiye ulaşma yolunda önemli bir adım atılmış olacaktı. Tabii ki yaralar sarıldıktan sonra yeniden yola koyulmanın önünde bir engel de yok. Sermaye piyasalarını geliştirerek büyümenin nimetleri hala Türkiye'yi bekliyor.(haberturk/rahim Ak)