Bayram sonrasında borsa piyasaları karışacak

Bayram tatili öncesinde piyasalarda dalgalı bir seyir yaşandı. Bayram sonrasında piyasalarda gündem yoğun olacak. İçeride 5 Mayıs’ta enflasyon verileri açıklanacak. Dışarıda da 4 Mayıs’ta ABD Merkez Bankası’nın (Fed) toplantısı var. Piyasaların takip ettiği diğer bir konu ise ABD tarım dışı istihdam

 

BORSADA kâr satışları derinlik kazanarak çıkış trend desteğinin altına salınım gösterdi. İlk destek 2.400 noktasında. Bu seviyenin üzerinde tepki alımları görülebilir. Aksi takdirde sonraki destekler 2.350-2.340 ve 2.300 seviyelerinde. Olası tepki alımlarında ilk dirençler ise 2.450-2.475 seviyelerinde görülüyor. Bu seviyelerin üzerinde verilecek dirençler 2.510 ve 2.560 seviyelerinde bulunuyor. Destek noktalarında tepki alım denemelerine rağmen satış baskısı korunuyor.

"Piyasalar bayram tatiline dalgalı bir seyirle girdi. Borsa İstanbul’da tepki yükselişi güç kazanamazken benzer görünüm dış borsalar için de geçerli. Gerek Borsa İstanbul gerekse ABD borsalarında yayınlanan ilk çeyrek bilançolarına bağlı hisse bazlı hareketler öne çıktı. Borsa İstanbul’da özellikle banka bilançolarındaki yüksek kârlılık piyasayı daha fazla taşıyamadı desek yanlış olmaz. Bilançolar dışında borsaları taşıyan diğer gelişme ise yüksek enflasyon ve alternatif getiri arayışları oldu. Türkiye’nin dışında ABD ve Almanya son 40 yılın en yüksek enflasyonu ile karşı karşıya. Geçen hafta Almanya’da enflasyon (TÜFE) yüzde 7.8 olarak açıklanırken Euro Bölgesi’nde yüzde 7.5 seviyesinde gerçekleşti. ABD’de ise 8.5 seviyesinde. Bayram sonrası gündem yoğun ve önemli. Türkiye’nin nisan ayına ait enflasyon verileri 5 Mayıs’ta açıklanacak. Beklentiler aylıkta yüzde 5.5-6.0, yıllıkta yüzde 67-68 civarında. Geçen hafta TCMB’nin bu yılın ikinci ‘Enflasyon Raporu’ sunumu vardı. Sunumda; 2022 yılı enflasyon (TÜFE) tahmini yüzde 23.2’den yüzde 42.8 seviyesine çekilirken 2023 için 12.9, 2024 için 8.3 tahmin edildiği açıklandı. Yüksek enflasyona gerekçe olarak, dış dünyadaki enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, kur artışı ve arz tedarik yollarındaki sıkıntılarla Rusya-Ukrayna savaşı gösterildi. Sunumdan anlaşıldığına göre, enflasyonun haziran ayında pik yapacağı yıl sonuna doğru düşeceği öngörüleri mevcut. Enflasyon ile TCMB faiz kararları arasında bir etkileşim kalmadığı için nisan verilerinin piyasalara yansımaları zayıf olacaktır. Türkiye dış dünyadaki faiz arttırım süreci ve yükselen enflasyona rağmen düşük faiz (eksi faiz-enflasyon faiz farkı) politikasına devam ediyor.


MİKTARI TAKİP EDİLECEK


Bayram sonrası diğer önemli gündem ise 4 Mayıs’ta yapılacak olan ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı. Fed Başkanı Powell, 50 baz puanlık arttırım yönünde açıklama yapmıştı. Bunda bir belirsizlik yok. Ancak bilanço küçültme konusunda alınması beklenen karar daha önemli olacak. Küçültmenin miktarı ve hızı takip edilecek. Ayrıca cuma günü ABD tarım dışı istihdamı var. Fed’in mart ayında faiz artırarak parasal sıkılaşma politikasına geçmesi bir süredir piyasalar tarafından fiyatlanıyordu. Bu durum borsalar ve altın fiyatlarına baskı yaparken ABD dolarında değerlenme ve tahvil bono faiz oranları üzerinde yükseliş olarak kendini gösterdi. ABD dolarının başta Euro ve Japon Yeni olmak üzere altı para birimine karşı değişimini gösteren Dolar Endeksi 103 seviyelerinde işlem görüyor, ABD 10 yıllık bono faiz oranında ise yükseliş sürüyor. Gündeme bakarak söylemek gerekirse bayram sonrası da piyasaları dalgalı bir seyir bekliyor.

ABD’DE SÜRPRİZ KÜÇÜLME

Türkiye dahil küresel ekonomi için çoktandır birçok kurum tarafından büyüme tahminleri aşağı yönlü revize ediliyordu. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşını daha derinden hisseden Avrupa ekonomisi için daha derin revizyonlar vardı. IMF, Dünya Bankası ve ABD’li ünlü yatırım bankaları bu yöndeki ardı ardına görüşlerini açıkladılar.  Geçen hafta bu kadar da çabuk beklenmiyordu dedirten haber ABD’den geldi. ABD ilk çeyrek büyümesi (GSYH) yüzde -1.4 oldu. (Beklenti %+1.1, önceki %+6.9) ABD ekonomisindeki daralmanın Fed’in parasal sıkılaşma politikasında değişikliğe neden olması bu aşamada zor. Ancak bir süredir küresel ekonomi için yapılan stagflasyon ve resesyon tartışmaları artık daha fazlaca gündemde yer alacak. Almanya’da ilk çeyrek büyümesi yüzde 0.2, Fransa’da ise büyüme yüzde 0 oldu. Ekonomilerin seyrine ilişkin tahminler sanki biraz da erken olarak gerçeklik kazanmaya başladı. Bu gelişmeye mikro açıdan bakılırsa, borsaları taşıyan kârlı ve canlı şirketlerdir. Ekonomik büyüme zayıflayacaksa bunun şirket bilançolarında etkileri hissedilecek. Bir yandan öncü merkez bankalarının faiz artırım ve sıkı para politikaları, diğer yandan ekonomik yavaşlama. Bu görünüm piyasalar için zor bir dönem olacağının da habercisi bir bakıma. (HÜRRİYET Zeynel Balcı)